

LYDİA
Gerek Lycia gerekse Lydia yerli Anadolu uygarlıklarından gelişmiş iki kültürdür. Bu Anadolu toplumlarının kökeni hala tam olarak açıklığa kavuşmuş değildir. Hint-Avrupa dil grubuna yakın olan dilleri de henüz çözülememiştir.
Tarihin babası sayılan Herodotus, MÖ 7.yy. ile 6.yy. arasında Lydia kralları olarak bilinen Gyges ve Croesus isimlerini sık sık kullanmıştır. Krallığın başkenti olan Sardes'te yapılan sistemli kazılarda elde edilen sonuçlarda, Lydia'nın bölgede önemli bir sanat merkezi olduğu, gerek mimarisi ve gerekse çanak çömleğinin, Hellen ve Doğu etkisine rağmen, özgün karakterini koruduğu bilinmektedir. Keten dokumaları, parfüm ve merhemleri bütün Ege ve Akdeniz dünyasında ün salmıştır. Mermer desenli lekythoslar, oinochoe denilen yonca ağızlı testiler ve lydion denilen ayaklı vazolar lokal çanak çömleğin tipik örnekleridir.
MÖ 546 da Perslerin Anadolu'yu egemenlikleri altına almasıyla Lydia'nın bağımsızlığı da sona ermiş ve başkent Sardes bir Pers satraplığı olmuştur.
