VEHBİ KOÇ VAKFI SADBERK HANIM MÜZESİ KOLEKSİYON SERGİLER
YAYINLAR BASIN ODASI ZİYARET İLETİŞİM
 

    SERGİLER
   
Geçmiş Sergiler
El Emeği Göz Nuru
Hanedan ve Kamera Osmanlı Sarayından Portreler
Kilden Suretler
Osmanlı İmparatorluğu’nun Son Döneminden Kadın Giysileri
Ateşin Oyunu
Sarayın Terzisi: M. Palma – D. Lena – P. Parma
İkinci Meşrutiyet’in İlanının 100. Yılı
Eski Çağda İçki ve Sunu Kapları
Çatma ve Kemha
Kırım Savaşı’nın 150. Yılı
Tarih Öncesi İnsan Resimleri
Parıldayan Hatıralar
Asırlar Sonra Bir Arada
Gönülden Bir Tutku

Güncel Sergiler
Gelecek Sergiler
 

   Eski Çağda İçki ve Sunu Kapları

8 Aralık 2007-30 Mart 2008 tarihleri arasında Vehbi Koç Vakfı Sadberk Hanım Müzesi’nde gerçekleştirilen Eski Çağ’da İçki ve Sunu Kapları sergisinin konusunu Sadberk Hanım Müzesi koleksiyonunda yer alan Bizans Dönemi öncesine ait içki ve sunu kültürünü yansıtan kaplar oluşturmuştur.

İnsanoğlunun yaptığı ilk alkollü içki olan biranın hangi tarihte ve nerede bulunduğu konusunda tam bir fikir birliği olmasa da, bulunuş tarihi açısından bira ve ekmek aynı gelişim çizgisinin parçalarıdır. Biranın hangi medeniyet tarafından bulunduğu tartışmalı da olsa bilimadamları tarafından kabul edilen belgeler Sümerlerle ilgilidir. Ancak bir görüşe göre, biranın bulunuşu için, günümüzden 10 bin yıl öncesi, bugünkü Filistin çıkış noktası olarak alınmaktadır.

İnsanoğlu, zamanla tarıma alınan üzümün fermantasyonu ile elde ettikleri alkollü sıvıyı, yani şarabı keşfetmişlerdir. Şarap üretiminin başlangıcı, Kuzey Zagros Dağları’ndaki Hacı Firuz Tepe’deki kazılarda bir kil çömleğin içindeki artıkların analiz edilmesiyle M.Ö. 5400 – 5000’lere tarihlendirilmektedir.

Su, bira ve şarap tarih boyunca hem günlük hayatta yer alan, hem de tanrılara sunulan kutsal içecekler olmuşlardır. Su dışında, bira ve şarap gibi sıvıları barındıran kapların her zaman özel formlarda yapılmış oldukları ele geçen örneklerden anlaşılmaktadır. Sergide, Eski Çağ’da Anadolu ve Ege Dünyası’nın farklı bölgelerinde pişmiş toprak, metal ve camdan imal edilmiş olup içeceklerin depolanması, servisi ve içiminde kullanılmış olan kapların çok sayıda örneğine yer verilmiştir.
Klasik Çağ öncesinde kaplar, içkinin servisinin yapıldığı, içildiği ve sunu (libasyon) kapları olmak üzere üçe ayrılmaktadır. Tankard, depas ve kadehler içki içmek amacıyla kullanılan kaplar iken, yonca ağızlı testiler içki sunma işlevi için kullanılmıştır. Ayrıca hem içki servisinin yapıldığı hem de libasyon kabı olarak kullanılan kaplar da mevcuttur. Bunlar ise başta gaga ağızlı testiler olmak üzere, askoslar, rhytonlar ve omphaloslu taslardır.

Hellen ve Roma Döneminde ise, günlük yaşamda genellikle su veya şarabın servisi ve içiminde pişmiş topraktan üretilmiş kaplar kullanılmıştır. Bununla birlikte, statü ve zenginlik sembolü olarak kabul edilebilecek altın, gümüş ve bronz gibi değerli metallerden üretilmiş kaplara da rastlanmaktadır. Roma Dönemi’nde bu repertuvara camdan üretilmiş örnekler de eklenmiştir.

 

 

 
TASARIM : DEMİRBAĞ